Röportaj


Müzikle İç İçe Bir Adam

Müziğe aşık, zaten müzisyen bir ailede büyüyen ve bunun yanı sıra hayvanları aşırı seven, günlük sporunu bırakmayan, elinden her iş gelen besteci, yönetmen, piyanist ve güzel şarkıları ile bizi büyülen 'Bahadır Tatlıöz' röportajı.

Bahadır Tatliöz kimdir, neleri sever biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Müzisyen bir ailenin çocuğuyum ve ben de müzik aşığı ve bir müzik emekçisiyim. Aynı zaman da piyanist, şarkıcı, aranjör, besteci, yönetmen ve sporcuyum. Hayvanları çok seviyorum. Bunun yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle gönülden ve severek uğraşıyorum elimden geldiğince her şeye yetişmeye çalışıyorum.

Kısacası iyi olan her şey den biraz biraz yaşamak isteyen, yorulmaktan asla kaçınmayan, pes etme gibi bir duygusu olmayan yılmaz kişiliğe sahip biriyim.

Peki, müzik hayatınız nasıl başladı?

Aileden gelen genetik unsurların yanı sıra, 6 yaşında konservatuvara girerek ilk müzikal adımımı attım. 13 yaşında profesyonel piyanist olarak sahnede şarkıcılara eşlik etmeye başladım. Çocuk yaşlarda 36 tane Türkiye turnesine çıkarak hem büyük bir sahne tecrübesi hem de büyük bir hayat tecrübesi edindim... Caz projelerinde çalmanın yanı sıra her dönemin en popüler popçularına da yıllarca eşlik ettim.

Müzikseverler sizi daha çok "Bedende Ruh Yokken" ile tanıdı. Bu şarkının hikayesini anlatır mısınız?

Bedende Ruh Yokken, Gökhan Türkmen ile seslendirdiğim ilk düet çalışmam. Yeri büyük bende... Yıllar isimli albümümün YILLAR ve DUY BENİ isimli iki klip den sonra bir düet yapmak istedim. Aklımda sadece iki isim vardı. Gökhan Türkmen ve Mustafa Ceceli. İlk olarak Gökhan'ı aradım. Durumu anlattım. O da sağ olsun çok sıcak baktı. Benim müzikal kimliğimi biliyor olması da olumlu bakmasında etken bir rol oynadı tabi ki. Sonra iş şarkıyı hazırlamaya kaldı. Kısa bir zaman üretemedim açıkçası, çıkmadı yani şakı. Sonra bir gün bir anda kalbe geldi o şarkı (gülüyor) Gökhan'da çok beğendi ve hayata geçirdik. Sonuç ise zaten ortada. 2012 yılının en sevilen şarkılarının başında geldi...

Alternatif pop’a iyi bir giriş yaptınız. Fakat o kadar çok sanatçı var ki sizce kalıcılık mümkün mü?

Üretici iseniz ve iyi şeyler üretiyorsanız kalıcılık kesindir. Kendine güven ve iyi şarkı üretmek her engeli aşar. Böyle bir gücünüz var ise, önünüzde ne kişiler ne de şansızlıklar durabilir.

Bundan sonra ki projeleriniz nelerdir?

EFLATUN isimli klibim halen yeni. Ama sürpriz bir proje daha geliyor yakın tarihte. Hızlı duygusal bir şarkı... Ayrıca sosyal sorumluluk klipleri ve caz projeleri de araya serpiştirilecek sevenleri için...

Son olarak Karadenizlilere ve Karadeniz In okuyucularına neler söylemek istersiniz?

Bende yarı Karadeniz'li bir kardeşleri olarak onlara İstanbul'dan sevgi ve saygılarımı yolluyorum... Sizlere de bu güzel sorular için teşekkür ediyorum... Kendinize iyi bakın ve mutlu olun.

Paylaş